İklim Değişikliği İçin Yeni Bir Çözüm Önerisi: Yapay Et

Yapay et görüntüsü

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba! 

Son zamanlarda internette oldukça popüler olan yapay et konusundaki fikirleri hepimiz görüyoruz. Bu konuda birçok farklı yaklaşım var ancak en dikkat çekici iddiayı Bill Gates ortaya attı. Gelin birlikte bu konuyu detaylı bir şekilde inceleyelim. Herkese keyifli okumalar dilerim. 

Öncelikle laboratuvarda üretilen bir eti yemek ister misiniz? Bu soruyu düşünmenizi istiyorum. Eğer soruya bir yanıt bulduysanız şimdi yazıya geçebiliriz.

Bill Gates’i hepimiz tanıyoruz. Kendisi Microsoft’un kurucularından, girişimci, yazar. Biz bugün yazar yönünü ele alacağız. 16 Şubat 2021’de iklim değişikliğinin önlenmesi, elimizde olan çözümler ve yapmamız gereken girişimler hakkında bir kitap yayımladı. İklim değişikliği felaketinden nasıl kurtulacağımızı anlattığı yeni kitabında birçok öneride bulundu. Bu önerilerin arasında zengin ülkelerin %100 sentetik sığır eti yemesi ve bitki bazlı proteine geçilmesi gerektiği de var. Bunun sebebi çiftlik hayvanlarının sindirim sonrası çevreye yaydığı metan gazı. Bu biyolojik olayın engellenmesi ne kadar zor olsa da  metan miktarının azalması için bugüne kadar farklı çalışmalar yapılmış. Mesela, BurgerKing hayvanların yemlerine limonotu eklemiş. Benzer şekilde, başka bir şirkette hayvanlara deniz yosunu vermiş. Ancak tüm bu denemelerin net bir karşılığı olmamış. Kim bilir belki de Bill Gates’in bu önerisi işe yarar.

İnsanların yapay ete karşı farklı görüşleri var.

Bu değişime toplumların kısa sürede adapte olması mümkün gözükmüyor çünkü birçok insan bu değişime hazır olmadığını düşünüyor. Haklı da sayılabilirler, zaten araştırmacılar da bu değişim için erken olduğunu söylüyorlar. Yapay ete karşı olumsuz düşünceler olsa da son yıllarda bitki bazlı gıdalara bir yönelim var. Ve bu yönelim, gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Bu nedenle, fast food zincirleri de bitki bazlı sandviçleri ve alternatif etleri piyasaya sunmaya karar verdi. Örneğin, geçtiğimiz günlerde BurgerKing bitki bazlı alternatif hamburgeri Türkiye’de satmaya başladı. Bitki bazlı et pazarının 8 sene içerisinde yaklaşık 60 milyar dolar artacağı öngörülüyor. 

Daha iyi anlamak için en başa dönelim. 2013’te yemek eleştirmenleri laboratuvarda yetiştirilen ilk hamburgeri denedi. Bu tadım sonucu etin normalden çok daha kuru olduğuna karar verdiler. Yine de bu olay, tek bir hayvana zarar vermeden yenilebilir ve güvenli et üretilebileceğinin kanıtı oldu. Ancak, bu üretim başarılı olsa da büyük sorunlar vardı. Üretimi 2 seneden fazla sürmüştü ve maliyeti 300 bin dolardı. Yine de, bilim insanları gelişmiş teknolojiyle 300 bin dolarlık maliyetin 10 dolara düşeceğine inandığını söyledi. Yıllar geçtikçe üretim maliyeti düştü ve 2016’da yaklaşık 1000 dolara köfte üretmeyi başardılar. Yeni kurulan birçok şirket sadece köfte üretimiyle kalmadı. Tavuk, balık, yumurta, süt gibi hayvansal ürünler için de çalışmaya başladı. 

Dr. Mark Post’un 2013’te laboratuvarda ürettiği hamburger köftesi.

 

Peki, yapay et nasıl üretiliyor?

Öncelikle hayvandan yaklaşık 1 karabiber büyüklüğünde hücre alıyorlar. Yetiştirme süreci ise hayvan kas dokusundan alınan kök hücrelerin büyümeyi destekleyen kimyasallarla kültürlenmesiyle başlar. Yaklaşık 3 hafta sonra, büyüyen ve gelişen hücreler ortalama 1 santimetreye ulaşır. Küçük kas şeritleri halinde birleşen milyonlarca kök hücre dondurulur. Yeterli miktara ulaştığında çözülür ve köfte haline getirilir. Et başlangıçta beyaz renkte olduğu için doğal maddeler eklenir ve et kırmızı gibi gösterilir. Bu etin tadının ne kadar normal ete benzeyeceği meçhul ancak ileride yapay etin normal etin yerine geçmesi olası. Uzmanlar tat farkına hızlı alışılacağımızı ve gün geçtikçe normal tada yaklaşacağını öngörüyor.

Yapay et yemeli miyiz? Neden?

BM’e göre hayvancılık tarıma göre çok daha fazla toprak ve suya ihtiyaç duyuyor ve sera gazı emisyonunu arttırıyor. Ayrıca, son yıllarda gelişmiş ülkelerde normalden daha fazla et tüketilmeye başlandığı da biliniyor.  Bu durum tarım için gerekli arazi miktarını azaltıyor ve açığa çıkan metan gazı iklim değişikliğini negatif etkiliyor. Ayrıca, yapay et üretimi hayvan popülasyonu üzerinde de etkili olabilir. Başka bir deyişle, ete artan talep nedeniyle tarım için ayrılan alanları hayvancılık için kullanmaya başladılar. Bu durum da tarımı değersizleştirdi.

Bu konuya önem verilmesinin bir diğer sebebi ise, gelişmekte olan ülke sayısının artması. Bu yüzden, 2050’ye kadar et talebinin %70 artması öngörülüyor. 

Sonuç olarak, yediğiniz etin laboratuvardan tabağınıza geliyor olması biraz garip olsa da bence değişime açık olmalıyız. Belki de yapay et tüm tüketim alışkanlıklarını değiştirir. Uzmanların hedefledikleri gibi et yemek  güvenli, daha ucuz, hatta daha lezzetli olabilir. Hepsine gelecek senelerde şahit olacağız.

Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce ileride marketlerden yapay et satın alacak mıyız?

Sosyal medyada Bill Gates’e bazı eleştiriler var.

Son birkaç gündür Gates Twitter’ da sık sık gündeme geliyor çünkü kendisini eleştiren büyük bir kesim var.  Bunun sebebi, Gates’in iklim değişikliği için yaptığı önerilerden önce kendi davranışlarını değiştirmesi gerektiğini düşünmeleri. Mesela, Gates’in özel jetinin her uçuşunda yaklaşık 1850 litre yakıt harcaması. Hatta kendisinin 66.000 metrekarelik malikanede yaşamasını bile eleştirenler var. Ayrıca, kendisinin geçtiğimiz senelerde yapay et üretimine yatırım yaptığını iddia edenler de oldukça fazla.

Bu konuyu da düşünelim. Sizce Gates’in amacı iklim değişikliğini önlemek mi yoksa maddi bir kazanç mı?

Son olarak sizinle Hollanda’da yapılan bir anketi paylaşıp yazımı sonlandıracağım. Genelin aksine insanların %63’ünün yapay et konseptine yakın olduğunu, %52’nin denemeye istekli olduğunu gösterdi. Başka bir firma ise yaptığı ankete göre  %69’un denemeye istekli olduğunu paylaştı.

https://www.marketwatch.com/story/bill-gates-roasted-for-saying-rich-countries-should-eat-100-synthetic-beef-11613516694

İklim değişikliği için farklı bir önerihttps://ikctekno.com/inceleme/iklim-degisikligi-ve-kuresel-isinmaya-cilginca-bir-cozum-gunesi-karartmak/

Daha detaylı bilgi için bu videoyu öneririm.

İkctekno‘yu takipte kalın. 🙂

Bir cevap yazın