İklim Krizi ve COVID-19 Mücadelesi Arasındaki İlişki

covid19

COVID-19 krizi aslında İklim Krizine çare olabilir mi?

COVID-19 dünya gündeminde hepimizin bildiğimiz üzere oldukça büyük bir yer kaplıyor. Ülkeler ve insanlar virüs ile başa çıkmak için büyük efor sarf ediyorlar. Ülkeler politikalarını, ekonomilerini ve sosyal, toplumsal durumlarını virüs bazlı yönlendirip şekillendiriyorlar.

Peki ya İklim Krizi? İklim Krizi ya da İklim Değişikliği aslında hala var olan ve süregelen bir durum. İklim krizi her ne kadar virüs gibi güncel sosyal ve ekonomik durumlarımıza daha somut bir etkisi olmasa da aslında gelecek zaman içerisinde virüs den daha büyük ve belki de aşılamaz, baş edilemez bir etkisi olacağını söyleyebilirim.

COVID-19 ile İklim Krizi arasındaki ilişkiye gelecek olursak, aslında şu sıralar iklim krizi dediğimiz oluşumun etkilerinin biraz kırıldığını söyleyebilirim çünkü COVID-19 ile gelen toplumsal değişiklikler örneğin; sokağa çıkma yasağı. Bu yasak her ne kadar ekonomik bazda işletmelerin, üretimin durması anlamına gelse de daha büyük pencereden baktığımızda bu işletmelerin, fabrikaların vs. doğaya ve çevreye verdiği zararlar açısından minimalime edildiğini gözlemleyebiliriz.

Bu olaylar doğrultusunda bazı örgütler, ülkeler ve yerelde toplumun algısı şu yönde olabilir; COVID-19 krizi aslında İklim Krizine çare olabilir mi?

Bu önerme doğru olabilir yalnız, COVID-19 aslında başlı başına bir çare veya çözüm değil. COVID-19 krizi aslında her ne kadar insan sağlığını ve ülkelerin varoluşlarını etkisi altına almış olsa da sağlık krizi bize aslında bir diğer anlamda küresel bir kriz olan ve üzerinde yaşadığımız dünyayı etkisi altına alan iklim krizi ile baş etmede yardımcı ve yol gösterici olarak görülebilir.

COVID-19’un dünyaya bir diğer getirisi zarardan ziyade evet bu sağlık krizinin zararı ve etkisi göz ardı edilemez fakat bir diğer yönden, başka bir boyuttan bakıldığında bir diğer kriz olan iklim krizi ile bağlantısı ve bir diğerine yardımı da göz ardı edilemez bir gerçek.

Sağlık krizi süreci aslında bize öğretici bir süreç ve bu süreçte COVID-19 ile farklı yaptırımlar ve politikalar örneğin; büyük üretim yapan işletmelerin çalışma saatlerini ve faaliyetlerini azaltması durumunda, çeşitli medya araçlarından takip ettiğimiz üzere iklim krizinin, doğanın kendini yenilediğini ve bu bağlamda iklim krizinin etkilerinin azda olsa azaldığını görüyoruz. Kolektif bir şekilde azalan insanın doğaya müdahalesi, doğanın kendini yenilemesine imkân sağlıyor.

Şöyle diyebiliriz aslında COVID-19 sağlık değil bir yönetişim sorunu. Bu cümlede demek istediğim aslında kriz sürecini iyi yönetmek devlet organlarıyla ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla beraber uyumlu ve etkili bir kriz yönetimi sergilemek hem insan sağlığı hem de çevre sağlığı açısından yaralı olur diyebiliriz.

Bir diğer çıkarım ise aslında iklim krizine sebep olanın insan ırkı yani bizler olduğunu görüyoruz. Aslında doğayı kendi akışında bırakır isek iklim krizi denilen kavramın çözüleceğini görüyoruz. İnsanlar doğayı kendilerine değil de kendilerini doğaya adapte etmeleri lazım.

COVID-19 ile mücadeleye gelecek olursak bu mücadelede işimize yarayacak en önemli araç, doğal kaynaklardan ‘SU’ diyebiliriz. Hijyen açısından en büyük yardımcımız olan su aslında iklim krizi ile yok olma eşiğinde.

Demek istediğim o ki doğal kaynakların kullanımı aslında her alanda; kriz, üretim, ekonomi, toplumsal ve sağlık gibi alanlardaki önemi aslında daha da öne çıkıyor. Fakat bu kaynakların azalması ve zarar görmesi direkt bir şekilde bizim hayatlarımıza da etki ediyor yani aslında doğa ile insan ilişkisinin ne kadar sıkı ve birbirine bağlantılı olduğunu görüyoruz.

COVID-19 ile mücadele bağlamında doğal kaynakların önemini, iklim krizi üzerine karşılıklı etkileşimleri ve bu süreçleri etkin bir şekilde yönetmenin aslında ne kadar önemli olduğunu her geçen gün daha da somut ve net bir şekilde görüyoruz.

COVID-19 ile mücadelenin ne kadar gündemde olduğundan bahsetmiştim yazıma başlarken, bu yoğun ilgi bu yoğun mücadele süreci iklim krizine de aynı şekilde uygulanması düşüncesindeyim. Biz insanlar bu iklim krizinin uzun vadeli olduğu için gelecekte bize çıkaracağı sorunları ne kadar görmezden gelsek de bir şekilde doğa hatalar vererek bize bu sonuçları göstermeye çalışıyor.

Bir cevap yazın